“Bir gün bir hediye aldım ve bütün hayatım değişti”…
Orhan Pamuk’un Yeni Hayat adlı romanındaki, “bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti” o çok bildik, çok kullanıldık tümcesine atıfta bulunarak başlamak istedim.
Hediyeler hayatı değiştirse ne olur, değiştirmese ne olur? Asıl olan hediyeyi alanın o hediyeyi ne yapacağı değil, hediye gönderenin yerine kendini koyarak, karşı tarafın neden hediye gönderdiğini anlamaya çalışmasıdır. Yani empatidir, gerçek olan.
Hediye vermenin temelinde karşı tarafa teşekkür etmek yatar. Amaç teşekkür etmektir. “Ben bu hizmetinden dolayı, bu davranışından dolayı, bu davetinden dolayı çok memnun kaldım, ondan sana teşekkür ediyorum” demektir, hediye vermek. Bir kır çiçeği de olur bir başka şey de. Artık gönderenin keyfine kalmıştır maddi değeri.
İLETİŞİM İÇİN TEŞEKKÜR
Maddi değeri ne olursa olsun, temelinde teşekkür etmek yatan hediye vermek fiilinin aslında içinde gizli bir başka fiil daha vardır: İletişim kurmak.
İletişim kurmak isteyen teşekkür eder, teşekkürünü hediyeyle taçlandırır…
Evet yanlış okumadınız ilişkiyi sürdürmek isteyen teşekkür eder…
Hiç unutmuyorum, yıllarca önce birlikte iş yaptığımız dört kişilik bir ekibin bana o işi almamda göstermiş oldukları yakınlık nedeniyle kendilerine ufak hediyeler göndermiştim. Bunlardan ikisi hediyeleri alır almaz “alo” deyip teşekkür ettiler. Şu anda o ikisiyle ilişkimiz hala sürüyor. Diğer ikisi ise benim onlara gönderdiğim hediyeleri almalarına karşın bir telefonla teşekkür bile etmediler. Benimle bilerek ya da bilmeyerek iletişimi kopartmak istediler.
İletişim bir tenis ya da pingpong oyunudur. Karşı tarafa topu atarsınız karşıdan da bilirsiniz ki size topu geri atacak biri var. İletişirsiniz karşılıklı. Ama tenisteki gibi duvar çalışmak istiyorsanız, size gönderilen bir şey için teşekkür bile etmezsiniz. Sağır duvar rolünü üstlenirsiniz.
İletişim, “teşekkür ederim” demeyi hatırlayan/hatırlatan bir bilimdir. Kullanan kazanır.
TEŞEKKÜR ET TEYZEYE
Daha küçük bir çocukken hepimiz ebeveynimizden, “teşekkür et bakalım amcaya/teyzeye” tümcesini duymuşuzdur. Bir anne dayatması gibi gelse de kulağa yetişkin olunca, iletişimi bir adım ileriye götürmenin samimi bir ifadesidir, teşekkür etmek. Ve çok zamanınızı almaz. Çok zor da değildir söylenmesi ve belkide ilerde hatırlanmanın çok basit bir yöntemidir.
Kaç kişiye minnettarlığımızı gösteririz ki…Müşterinin hizmet sağlayıcıya, PR’cının müşterisine, çalışanın patrona, patronun çalışana, müdürün odacıya, yolcunun şoföre teşekkür etmesi hizmet alanı da vereni de mutlu eder. Geleceğin iletişiminin yatırımı yapılır.
“Teşekkür ederim, eline sağlık, çok iyi iş başardınız” dense sık sık… Hedefler bu sözcüklerle daha da yakınlaşır.
TEŞEKKÜR YÖNTEMLERİ
Teşekkür etmenin beş yöntemi bana göre şunlardır. Belki siz daha fazlasını bulabilirsiniz ama önce şu beş yöntemi deneyin:
ORTALIKTA ÖVMEK
Olumlu geri bildirimdir teşekkür etmek. Ortalık yerde övmek, gizlide yermek yüceltir iyi iletişimi.
İnsanlar ayrıntıları unuturlar dense de hiç inanmayın, bir kahvenin kırk yıl hatırı vardır gibi, bir teşekkür de yıllar sonra hatırlanır.
Bir iş görüşmesi mi yaptınız sonucu ne olursa olsun bir teşekkür iletisinde bulunun. Sağlığınıza mı kavuştunuz, doktorunuza teşekkür etmeyi unutmayın. Bir gazeteci hizmet verdiğiniz bir müşterinizi haber mi yaptı, basın toplantınıza mı geldi, hemen bir teşekkür mesajı iletin. Bir işe başladınız size çiçek, hayırlı olsun mesajı gönderene hiç beklemeden teşekkür notu gönderin. Çalışanlarınıza her proje bitiminde teşekkür ederseniz ne kaybedersiniz?
Bir iş görüşmesi yaptınız ama o işi istemiyorsunuz, size göre değil. Olsun siz gene sizinle konuşan kişiye bir teşekkür mektubu gönderin. Bu mektupla kurulan iletişim ve o kişiye gönderilen teşekkür mektubu size o kişi tarafından gelecekteki rüya işinizin kapısını da açmaya yardımcı olabilir. İş görüşmeleri altınsa, profesyonel imajımız platindir, yönetmesini bilirsek.
Teşekkür etmek profesyonelliğin en büyük göstergesidir. Eski Cumhurbaşkanlarımızdan Süleyman Demirel’in en büyük özelliği, insanlara, yaşı ve sosyal statüsü ne olursa olsun kişiye özel teşekkür mesajları göndermesiydi. Yaklaşık 40 yıllık aktif politika yaşamı içinde olmasında bu özelliğinin payı büyüktür.
Diyeceksiniz ki teşekkür etmek kayıp bir sanattır. Evet sanattır ama onu kaybeden iletişimden yoksun olanlardır. Teşekkür etmek her zaman çok zaman ve çaba istemeyen bir şeydir ama ardından büyük ilişkileri getirir. Bunu gören kazanır.
Teşekkürle çoğalın.
Dr. Zehra Güngör